• Pazartesi, Ocak 30, 2012

Yarıyıl tatilinin nasıl değerlendirileceği konusunda çocukların ve anne-babaların birlikte karar vermelerinin önemli olduğunu belirten DBE Çocuk ve Genç Psikolojik Danışmanlık Merkezi Klinik Psikologu Cemre Soysal şunları söylüyor: “Her ne kadar aileler çocuklarına ‘senden beklediğimiz tek şey okula gitme ve derslerini yapman’ deseler de, çocuklar için okul başlı başına önemli bir iştir. Gittikleri her yerde veya haftanın her gününde okullu olmanın sorumluluğunu taşırlar. Hafta sonları okula gitmeseler bile ödevler, çalışmalar olduğu için hem fiziksel hem de zihinsel olarak ciddi bir zaman harcarlar. Bu nedenle yarıyıl tatilini öncelikle bir dinlenme arası olarak görmek önemlidir. Çocukların okulla ilgili olan sorumluluklarının yanı sıra dinlenebilecekleri, eğlenebilecekleri ve okul zamanı erteledikleri zevklerini yapabilecekleri bir tatil programı hazırlanmalıdır. Yapılacaklar listesinin dengeli bir dağılım çerçevesinde uygulanması çocukların tatilin keyfini çıkarırken aynı zamanda da sorumluluklarını devam ettirmelerini sağlayacaktır. Çocukların derslerine ne kadar zaman ayıracakları konusu kadar, keyif alacakları hangi etkinlikleri yapmak istedikleri de önemsenmelidir. Arkadaşlarıyla birlikte zaman geçireceği programlar organize etmek, uzun zamandır gezmek istediği bir yere gitmek gibi aktiviteler çocukların tatili daha iyi geçirmelerini sağlayacaktır.”

Tatilin “tatil” olarak geçmesinin önemini unutmayın!
Yarıyıl tatilini sıkılaştırılmış ders çalışma süresi olarak görmemek gerektiğini söyleyen DBE Çocuk ve Genç Psikolojik Danışmanlık Merkezi Klinik Psikoloğu Cemre Soysal, çocukların tatil döneminde ağırlıklı zamanlarını dinlenme, eğlenme ve sosyal faaliyetlere ayırmalarının tatil sonrasındaki dönem için enerji ve motivasyon depolamalarına yardımcı olacağını belirtiyor. Soysal, çocukların zayıf olan dersleri var ise, öncelikli olarak bu derslerdeki başarısızlığın nedenlerinin araştırılması ve doğru ders çalışma yönteminin belirlenmesi gerektiğini ifade ederek şunları ekliyor: “Eksik konuları tamamlamak amacıyla program yapılmalı ve çocuğun sınıftaki arkadaşlarının seviyesini yakalaması zamana yayılarak sağlanmalıdır. Ders çalışmak için belirli saatler ayrılmalı böylece özellikle ebeveynlerle çocuk arasındaki bitmeyen ‘haydi ders çalış’ diyalogunun önüne geçilmelidir. Tatilin tatil olarak geçirilmesinin önemi unutulmamalıdır. Düzenli bir program yapıldığında, çocuğun okul günlerine kıyasla ders dışı faaliyet yapabileceği oldukça fazla zamanı kalmalıdır. Sabah uyanma ve gece uyuma saatlerinde biraz esnemelere izin verilebilir. Fakat vücut dengesini fazlasıyla bozacak bir düzen değişikliğinin olmamasına dikkat edilmelidir.”
DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü Hakkında
DBE, bireylerin ve kurumların değişim ve gelişim süreçlerine destek olur. DBE, pozitif psikoloji çerçevesinde, çocuk ve genç ve yetişkinlere bireysel terapi, kurumlara danışmanlık ve eğitim hizmetleri verir. DBE, psikoloji mesleğinin Türkiye’de gelişimi doğrultusunda, araştırmalar yapar, sistemler kurar, uzmanlara özel ve halka açık eğitim programları oluşturur. 1985 yılında Psikolog Emre Konuk tarafından kurulan Enstitü, terapistler ve kurumsal danışmanlardan oluşan geniş uzman kadrosuyla, çeyrek asırdır bireylere ve kurumlara psikolojik değerlendirme, değişim ve gelişim alanında hizmet vermektedir:
DBE Psikolojik Danışmanlık Merkezleri:
DBE Çocuk ve Genç Psikolojik Danışmanlık Merkezi
DBE Yetişkin ve Aile Psikolojik Danışmanlık Merkezi
DBE Psikolojik Travma Merkezi
DBE Kurumsal Gelişim Merkezi:
Ölçme-Değerlendirme Araçları ve Uygulamaları
Kişisel ve Kurumsal Gelişim Programları
Yetkinlik Değerlendirme ve Yetenek Yönetimi
• Çarşamba, Haziran 08, 2011

“Ayaklı kütüphane denilen adamların lehinde ve aleyhinde çok şey söylenmiştir. Bunların kafalarında kitap, midede övütülen ekmek gibi değil, ambarda bekleyen buğday gibi durur. Nasıl konmuşsa öyledir. Kana ve hayatına karışmamıştır. Onların bilgileriyle zekaları arasındaki münasebet, bir kitapla bir kütüphanenin raf tahtası arasındaki münasebetin aynıdır: Biri ötekinin üstüne binmekle kalır.
Kitap, adamı beslemezse şişirir, bilgilerin yağıyla şişmanlatır. Ayaklı kütüphane denilen adamlar, manevi bünyelerinde fikirden ziyade semen bulunan mahluklardır: ilmin şişkolarıdır. Bunun için sağlam yapılı bir kafa, dolu bir kafadan üstündür ve düşünmek bir fikre gebe kalmaktan başka birşey olmadığı için, kitapların en güzelleri, düşündürücü ve doğurucu eserlerdir.
Yine bunun için uyanık bir zeka, okurken her an şüphe içindedir. Bu şüphe at sineği gibidir: Savarsınız yine gelir. Bizi rahatsız etmesine mukabil, demin bahsettiğim kötü dalgınlıktan kurtarmak gibi, sinirlendirici olsa bile uyandırıcı tesiri vardır.
Aynı kitabı birkaç defa okumak, ayrı ayrı birkaç kitap okumaktan daha faydalıdır. Çünkü okumakta gaye müellifin ne düşündüğünü anlamaktan ve bir şey öğrenmekten ibaret değildir. Kitapla okuyucunun zekası evlenmeli ve mahsul vermelidir.”
Peyami Safa, Yedigün
20 Eylül 1938
• Perşembe, Eylül 02, 2010

Gendaş Yayınları olarak uzaktan eğitime başlayan http://gendas.e-derslerim.com/ internet sitemizde;
- İlköğretim 2. Sınıflar için: Hayat Bilgisi, Türkçe, Matematik
- İlköğretim 3. Sınıflar için: Hayat Bilgisi, Türkçe, Matematik
- İlköğretim 4. Sınıflar için: Türkçe, Matematik, Sosyal Bilgiler, Fen ve Teknoloji
- İlköğretim 5. Sınıflar için: Türkçe, Matematik, Sosyal Bilgiler, Fen ve Teknoloji
dersleri işlenmektedir. Eylül 2010 itibariyle yayına açılan sitemizin içeriği gün geçtikçe zenginleştirilecektir.
• Perşembe, Ocak 21, 2010
PC’niz hakkında her şeyi bildiğinizi mi düşünüyorsunuz? Bu bedava aracı görmeden karar vermeyin…
Bilgisayarınızın işlemcisini, belleğini ve ekran kartının temel özelliklerini büyük ihtimalle zaten biliyorsunuzdur. Ama ya daha detaylı bilgilerini? Çoğu kullanıcı bu tip bilgilere erişmekte zorlanır. Bir sorun oluştuğunda ve problemli donanım bileşenin daha detaylı özelliklerine ihtiyaç duyduğunda ise çoğu zaman bu bilgilere nasıl erişeceğini bilemezsiniz. Ya da ikinci el bir donanım bileşeni aldığınızda, satıcının vaat ettiği özelliklerin gerçek olup olmadığını kontrol etmek isteyebilirsiniz.
İşte ücretsiz olan Speccy adlı bir yazılım tüm bu konularda size yardımcı olabilir.
Geliştiriciler programın hem kurulum dosyasını, hem de kurulum gerektirmeden USB cihazlardan çalıştırabileceğiniz sürümünü bir arada sunuyorlar. Eğer sıklıkla farklı bilgisayarlarda çalışıyorsanız kurulum gerektirmeyen ZIP dosyası ile indirebileceğiniz sürümü sizin için daha uygun olacaktır.

Programı çalıştırdığınızda karşınıza sistem özelliklerinin bir özeti gelecek. Daha sonra sol taraftaki menüden tercih ettiğiniz donanım bileşenini seçerek çok daha detaylı olarak inceleyebilirsiniz.
Sabit diskin ısısına kadar bilgi alabileceğiniz bu detaylarda işletim sistemi hakkında da ek bilgi elde etmeniz mümkün.

• Pazartesi, Ocak 11, 2010
Üniversite giriş sınavlarına başvuru tarihleri belirlendi. Üniversite giriş sınavı bu yıldan itibaren iki aşamalı olarak gerçekleştirilecek.
YÖK Genel Kurulu toplantısında, Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı (YGS) başvuru tarihi 18 Ocak – 12 Şubat 2010 olarak belirlendi.
YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan başkanlığında YÖK’te gerçekleştirilen toplantıda YGS kılavuzu görüşülerek onaylandı. Toplantının ardından yapılan açıklamaya göre YGS başvuru tarihleri 18 Ocak – 12 Şubat 2010, Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS) başvuru tarihi 5-14 Mayıs 2010 olarak belirlendi.
Sınav tarihlerinde ise değişiklik yapılmadı. Buna göre, YGS 11 Nisan 2010′da, LYS 19-20 Haziran ve 26-27 Haziran 2010 tarihlerinde gerçekleştirilecek.
Üniversiteye giriş sınavının 2. aşaması olan LYS’nin tarih, saat ve süreleri şöyle:
- LYS-1 (Matematik), 19 Haziran 2010, saat 10.00, 120 dakika.
- LYS-5 (Yabancı dil), 19 Haziran 2010, saat 14.30, 120 dakika.
- LYS-4 (Sosyal bilimler), 20 Haziran 2010, saat 10.00, 135 dakika.
- LYS-3 (Edebiyat, coğrafya), 26 Haziran 2010, saat 10.00, 120 dakika.
- LYS-2 (Fen bilimleri), 27 Haziran 2010, saat 10.00, 135 dakika.
• Pazartesi, Kasım 16, 2009

Nietzsche Ağladığında (özgün adı: When Nietzsche Wept) Irvin D. Yalom tarafından yazılmış bir romandır. Ümitsizliği konu alan bir düşünce romanıdır.
Nietzsche’nin hayatını ve düşüncesini, psikanaliz ile harmanlayarak anlatan bir romandır. Romanın ortamı psikanalizin doğumu öncesinde olan 19.yüzyıl Viyana’sıdır. Dönemin ünlü şahısları Josef Breuer, Sigmund Freud, Lou Salome kitabın yan karakterlerini oluşturur, roman bu gerçek kişilerin bilimsel, felsefi, sosyal görüşlerini Nietzsche ile kurgulanmış olay örgüsü içinde kimi zaman gerçek kimi zaman sadece kurgusal bir şekilde iletir. Büyük bir başarı yakalayan eser birçok dile çevrilmiştir. Eser Ayrıntı Yayınları tarafından basılmış ve Türkçe çevirisi Aysun Babacan tarafından yapılmışır.
Uzun zaman önce başladığım ama nedense ortalarında bıraktığım bir romandı. Bırakılmaması gerekiyormuş… Ancak hayatımın en gerekli anında tekrar elime alıp okudum, bitirdim. Bence başucu romanlardan olması gereken bir eser. Psikanalizin insan doğasına ne kadar inebileceğini ve insanın kendi yargılarını ve düşüncelerini nasıl dizginleyebileceğini gösteren bir eser…
Hakan Paçaman
Konu: Ümitsizlik. Bir gün, erkeklerin başını döndüren kadın, Salome, Nietzsche’den habersiz Breuer’e gelir. ‘Avrupa’nın kültürel geleceği tehlikede, Nietzsche ümitsiz. Ona yardım edin, ‘ der. Breuer Salome’yi tekrar görebilmek umuduyla ‘peki’ der. Ve varoluşun kader, inanç, hakikat, huzur, mutluluk, acı, özgürlük, irade… ve neden, nasıl gibi en önemli duraklarından geçen bir yolculuk başlar… Kendisiyle ve hayatla yüz yüze gelmekten çekinmeyenlere…
Nietzsche: Henüz iki kitabı yayımlanmış, kimsenin tanımadığı bir filozof. Yalnızlığı seçmiş. Acılarıyla barışmış. İhaneti tatmış. Tek sahip olduğu şey, valizi ve kafasında tasarladığı kitaplar. Karısı, toplumsal görevleri ve vatanı yok. İnzivayı seviyor. Tanrıyı öldürmüş. “Ümit kötülüklerin en kötüsüdür, çünkü işkenceyi uzatır,” diyor. Daha sonra “kendi alevlerinizde yanmaya hazır olmalısınız: Önce kül olmadan kendinizi nasıl yenileyebilirsiniz?” diyecek. Ümitsiz.
Breur: Efsanevi bir teşhis dehası. Ümitsizliklerin kapısını çaldığı doktor. Psikanalizin ilk kurucularından. Kırkında, bütün Avrupalı sanatçı ve düşünürlerin doktoru olmayı başarmış. Güzel bir karısı ve beş çocuğu var. Zengin. Saygın. Hayatı boyunca “ama” pozisyonunda yaşamış biri.
Freud: Breuer’in arkadaşı. Henüz genç. Geleceği parlak. Şimdi yoksul.
Salome: Erkeklerin başını döndüren kadın. Çekici. Özgür. Evliliğe inanmıyor. Bazan aynı anda birçok erkekle beraber oluyor. Sanatçıları ve düşünürleri tercih ediyor. Kırbacı var.
Sahne: Psikanalizin doğumu arifesindeki 19. yüzyıl Viyana’sı. Entellektüel ortamlar. Hava soğuk.
• Çarşamba, Ekim 07, 2009

İlköğretim 8. Sınıflar için;
Fen ve Teknoloji: Canlılarda Üreme ve Gelişme
Görsel Video Anlatımı için lütfen alttaki “devamı için…” yazısını tıklayın!..
devamı için…
• Çarşamba, Ekim 07, 2009

İlköğretim 7. ve 8. Sınıflar için;
Fen ve Teknoloji: Maddenin Yapısı ve Özellikleri
Görsel Video Anlatımı için lütfen alttaki “devamı için…” yazısını tıklayın!..
Bu ünitenin diğer bölümlerine geçmek için aşağıdaki sayfa numaralarını tıklayabilirsiniz…
devamı için…
• Çarşamba, Ekim 07, 2009

İlköğretim 7. Sınıflar için;
Fen ve Teknoloji: Yaşamımızdaki Elektrik
Görsel Video Anlatımı için lütfen alttaki “devamı için…” yazısını tıklayın!..
Bu ünitenin diğer bölümlerine geçmek için aşağıdaki sayfa numaralarını tıklayabilirsiniz…
devamı için…
• Çarşamba, Ekim 07, 2009

İlköğretim 7. Sınıflar için;
Fen ve Teknoloji: Kuvvet ve Enerji
Görsel Video Anlatımı için lütfen alttaki “devamı için…” yazısını tıklayın!..
devamı için…
• Çarşamba, Ekim 07, 2009

İlköğretim 7. Sınıflar için;
Fen ve Teknoloji: Vücudumuzdaki Sistemler
Görsel Video Anlatımı için lütfen alttaki “devamı için…” yazısını tıklayın!..
Bu ünitenin diğer bölümlerine geçmek için aşağıdaki sayfa numaralarını tıklayabilirsiniz…
devamı için…
• Çarşamba, Ekim 07, 2009

İlköğretim 6. Sınıflar için;
Fen ve Teknoloji: Madde ve Isı
Görsel Video Anlatımı için lütfen alttaki “devamı için…” yazısını tıklayın!..
devamı için…
• Çarşamba, Ekim 07, 2009

İlköğretim 6. Sınıflar için;
Fen ve Teknoloji: Elektrik
Görsel Video Anlatımı için lütfen alttaki “devamı için…” yazısını tıklayın!..
Bu ünitenin diğer bölümlerine geçmek için aşağıdaki sayfa numaralarını tıklayabilirsiniz…
devamı için…
• Çarşamba, Ağustos 12, 2009

Sunum, görsel araçların desteğinde insanları belirli bir konu hakkında bilgilendirmektir.
Tanıma bakarsak görsel araçların desteği vurgulanmaktadır. Çünkü tamamiyle kelime işlemci programları ile hazırlanan bir sunum dikkat çekmeyecektir. Bol grafikli hatta animasyonlu sunumlar dinleyicinin sıkılmasını ve anlatılan konunun daha iyi anlaşılmasını sağlar.
Sunum hazırlamak için kullanılan bir çok program mevcuttur. Ancak Microsoft Office ailesinin bir üyesi olan Powerpoint programı bu konuda oldukça başarılıdır ve öğrenilmesi de bir o kadar kolaydır. Bu programın kullanımına diğer derslerde değinicez. Fakat önce güzel bir sunum hazırlamanın detaylarına geçelim:
devamı için…
• Perşembe, Temmuz 30, 2009

Belirli internet adreslerine (özellikle youtube) erişim mahkeme kararlarıyla engellendikten sonra TTNET dns server adreslerini değiştirmek şart oldu. Bu şekilde bağlantımızın hızı, şekli, kota vb özellikleri değişmeden bu engeli kaldırmak mümkün. Üstelik bu işlem tamamen yasal…
1 dakika içinde de bilgisayarımızı resetlemeden aktif hale geçirebiliriz. İşte üç adım:

Öncelikle Start|Control Panel tıklayıp Network Connections iconuna tıklayınız.

Ağ bağlantınızın üstünde sağ tıklayıp Properties‘i seçiniz. Karşınıza açılan pencerede “Internet Protocol (TCP/IP)” yazısının üstüne iki defa tıklayınız.

Açılan pencereye değerleri yanda görüldüğü gibi yazınız. Önemli olan en alttaki iki değer: 208.67.222.222 ve 208.67.220.220
Üstte bulunan değerler sizin bağlantı tipinize göre yandaki görüntüden farklı olabilir. Ancak DNS Server adreslerini yandaki gibi yapmalısınız.
XP ya da Vista olsun, burdaki anlatımda bulunan pencereler farklılık gösterebilir ancak mantık aynı. Güle güle kullanın… Bir sorun olursa yorum bırakın, geri dönerim… Yasaksız internet dileklerimle…
• Pazartesi, Temmuz 20, 2009

İlköğretim 6. Sınıflar için;
Fen ve Teknoloji: Işık
Görsel Video Anlatımı için lütfen alttaki “devamı için…” yazısını tıklayın!..
Bu ünitenin diğer bölümlerine geçmek için aşağıdaki sayfa numaralarını tıklayabilirsiniz…
devamı için…
• Pazartesi, Temmuz 20, 2009

İlköğretim 6. Sınıflar için;
Fen ve Teknoloji: Canlıların Çeşitliliği
Görsel Video Anlatımı için lütfen alttaki “devamı için…” yazısını tıklayın!..
Bu ünitenin diğer bölümlerine geçmek için aşağıdaki sayfa numaralarını tıklayabilirsiniz…
devamı için…
• Pazartesi, Temmuz 20, 2009

PC’nizin bir gün sizi yarı yolda bırakmasına izin vermeyin! Daha fazla verim almak için onu zorlayın. Şunu herkes bilir ki, herhangi bir aracı – bu bir testere de olabilir bir motor da, ya da bir masaüstü bilgisayarı – en verimli ve en performanslı şekilde kullanmak için yapılması gerekenler vardır. Soru ise bilgisayarımız için neleri yapmak gerektiğidir.
Toz en büyük düşmanınız
Periyodik olarak tüm sistemi temizlemeye yönelik çalışmalar yapın. Sistemi parçalara bölerek, bütün pislikleri atarak ve bilgisayardaki iç/dış alanları temizleyerek bunu yapabilirsiniz (Eğer özel bir temizleme solüsyonunuz yoksa, kendiniz dış alanlar için alkol ve sudan bir karışım hazırlayabilirsiniz). Elektronik bileşenleri bu temizlik sırasında çıkarın ve tamamen kuruyana kadar takmayın. Ayrıca:
devamı için…
• Çarşamba, Mayıs 13, 2009

İlköğretim 6. Sınıflar için;
Fen ve Teknoloji: İnsan ve Çevre
Görsel Video Anlatımı için lütfen alttaki “devamı için…” yazısını tıklayın!..
devamı için…
• Çarşamba, Mayıs 06, 2009
Bilişim teknolojileri ile bir ilgisi olmamasına rağmen gündemdeki etkinliğinden dolayı aktarmakta yarar var…

Domuz gribi, Influenza A virüsünün neden olduğu, domuzlarda oldukça bulaşıcı akut solunum yolu hastalığıdır. Asıl olarak domuzlarda görülmesine rağmen insanlara da geçmektedir. Domuzlarla yakın olan kişilere bulaşmasıyla insanlarda da yayılmaya başlayan domuz gribinin ölüm oranı yüzde 1-4′tür. Anadolu Sağlık Merkezi (ASM) Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Elif Hakko, Meksika’dan başlayarak tüm dünyayı etkisi altına almaya başlayan domuz gribi ile ilgili merak edilen soruları yanıtladı:
İnsan sağlığına nasıl etkileri olacak?
İnsanlarda salgınlara nadiren rastlanmaktadır. Genellikle belirtiler mevsimsel griple benzerdir. Hafif veya belirtisiz seyredebileceği gibi çok ağır tablolar da görülebilir. 6 Mayıs 2009 itibariyle Dünya Sağlık Örgütü’ne göre virus 21 ülkede görüldü, vaka sayısı ise 1490 ‘e ulaştı.
devamı için…